Kimya Mühendisliği

Kimyasal ürünlere olan talebin rekor düzeylere erişmesine, üreticiler arasındaki rekabetin artmış olmasına ragmen, üretim alanında en iyi duruma erişme hedefi, asla rastlantıya bırakılmamalıdır. Bu hedefi inceleyen ve işleyen bilim, kimya mühendisliğidir. Bu mühendislik dalı, bazı temel işlevleri harekete geçirir: araştırrrıa, tasarım, yapım, üretim, dağıtım ve yönetim. Madde üzerinde yürütülen işlemleri (fiziksel veya kimyasal) sınaî ölçekte işlemek için, matematiğe ve fiziksel bilimlere, özellikle de termodinamiğe ve kimyasal kinetiğe başvurur.
Kullanılan terrrıodinamik, denge hallerinin termodinamigi değildir; çünkü, sürekli üretimin gerektirdiği sistemler, dengeden uzak bir gelişim gösterir. Buna karşılık, ısının üretilmesi, taşınması ve sıcaklığa göre kimyasal dengelerin yer değiştirmesinin incelenmesi tümüyle temel bilgilere dayanır. Kimyasal kinetik, sınaî ve ekonomik bakırrıdan zorunludur, çünkü termodinamiğin tersine, zaman etmeniyle de ilgilenir. Bu durumda mühendisin araştırmaları, istenen ürünün miktarını (birim zaman için) arttırmayı ve parazit kimyasal tepkimelerden kaynaklanan, istenmeyen yan ürünlerin rrıiktarırıı azaltmayı amaçlar.

Kimya mühendisliğinin gerçek amacı, ekonomik ve teknik verileri göz önünde bu:undurarak, daha önceden bilinen ve bir ölçüde denetim altına alınmış olan kimyasal tepkimeleri sınaî ölçekte işletebilmek için en uygun koşulları belirlemektir. Ayrıca, tepkime kabını oluşturan malzemeler ve buna bağlı boru hatları, tesisin ömrü boyunca, içlerinden geçen veya içlerinde kalan kimyasal ürünlerin aşındırma etkisine karşı durabilmelidir. Bu aşındırma denetlenmediğinde ürünlerin kulla nıma uygun olmayan duruma gelmesi ne ve boyutları, basit bir çevre kirlenmesinden, tesis yakınlarında yaşayan toplulukların sağlıgının tehlikeye girmesine kadar değişebilecek kazalara yol açacak kaçaklara neden olabilir. Yeni malzemenin kimyasal eylemsizliği, kullanılan ürünlerin kirlenmesini de önler. Diğer yandan, akışkanların bunlar içinde dolaşımı daha düzgün bir şekilde gerçekleşir; bu durumda, yük kayıplarını dengeleyen motorlar, daha düzgün bir rejimde çalışabilir. Hammaddenin taşınması ve karıştırılması için gerekli mekanik güç, bu düzenliliğe bağlıdır.

Kimya mühendisliğinin bütün çalışma alanlarında aynı anlayış kendini gösterir. Bu düzenlilik anlayışı , petrokimya, biyoteknolojiler, nükleer sanayü (izotop ayırma, radyoaktif atıkların yeniden işlenmesi), demir-çelik sanayü veya suların arıtılması ve kirlenmenin giderilmesi gibi çok çeşitli sektörlerde ortaya çıkan soruriların çözülmesindeki sırrı oluşturur.